25 Ağustos 2015 Salı

KKTC'nin Formula 1 aracılığıyla tanıtılması


           Öncelikle böyle güzel bir çalışmanın içinde yer almamı sağladığı için Mesut kardeşime çok teşekkür ediyorum.Benim gibi 'yaparız,ederiz' diyen birinin dürte dürte yazı yazmasını sağlamakta ayrı bir başarıdır.

          Ben 2005'ten bu yana aralıksız Formula 1'i takip ederim ve benim için yaşam tarzı olmuş durumda.Ben de üniversitede okuduğum bölümle çok sevdiğim bu sporun iç içe geçtiği bir olayı anlatmak istiyorum.2006 yılında Türkiye'de Formula 1 yarışının ikincisi düzenlenmişti.Ve yarışta ilk 3'ü Massa-Alonso-Schumacher elde etmişti.Felipe Massa'nın kariyerinin ilk zaferini kazanmıştı.Ancak ödül seremonisinde inanılmaz bir olay patlak vermişti.Dönemin KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat yarışın birincisine ödülünü vermiş ve bu sayede KKTC'nin reklamını tüm dünyaya yapmayı başarmıştık.Bu olayın zamanlaması da bir hayli ilginçti.2004'teki Annan planının Rum Kesimi tarafından reddinin ardından yapılmıştı ve Yunanistan tarafından da oldukça tepki toplamıştı.Bu seremoninin böyle yapılması oldukça bence oldukça mantıklıydı.Çünkü F1 gibi prestijli bir organizasyonda Dünya'nın yaklaşık yarısının canlı izlediği bir yarışta KKTC'yi tanıtmış olacaktınız.Ve Türkiye ceza olarak 5 Milyon Dolar ödemeye mahkum edilmişti.Ancak bu kadar önemli bir konuda devede kulak kalır.Tabi burada F1 yönetimiyle danışıklı dövüşte var. F1 yönetiminin mutlaka haberi vardır ve buna göz yummuştur.Sonradan da tepki çekmemek için böyle bir ceza vermiştir.

           Sonuç olarak şunu söyleyecek olursak genel olarak sporun,sporcuların siyasete bulaştırılmasına karşıyım.Ancak Türkiye garantörü olduğu bu mühim konuda eline geçen bu fırsatı iyi değerlendirdi ve KKTC'yi en iyi şekilde tanıtabileceği platform olarak F1'i çok güzel kullandı. Ancak o zamandan günümüze adamakıllı  hiçbir gelişme olmadı ve KKTC yavru vatan olmaya devam edecek.

16 Ağustos 2015 Pazar

Ses bir ki deneme-öhö-!

İnsanoğlunun başı ilk insanın ortaya çıkışından itibaren ilklerle beladadır.Üstelik bunu sadece kendi türü için değil dünya ve üzerindeki bütün türler için bela haline getiregelmiştir.İnsan türü arasındaki ilk ilişki yıkımları,kavgaları ve yok oluşları da peşinde getirmiştir.İngiltere’de çit çekip ilk kez ‘bu topraklar benim’ diyen insan da belki farkında olmasa da modern toplumumuzun temelini atmış,buharlı makinenin icadı sonrası (muhtemelen patent almasa da) bu fikir benim diyen insan da yaşadığımız dünyanın sınırlarını çizmiştir.İlk ‘ben yöneteceğim’ diyerek Avrupalı kaşiflerden bu yana sömürüyü göstere göstere gündelik hayata sindiren kesimi de unutmamak lazım.
Tabiki burda ilklerin yol açtığı patikaları rahatlıkla görebilen biri olarak konuşuyoruz.Yoksa hayat mefhumunda işlerin ne şekilde ilerleyeceğini kestirmek pek de başarılı olunacak bir alan değildir.Bknz:ilk denemem.İlklerin bu kadar önemli olduğunun farkında oluşum bu yazıya itti beni ve böyle bir giriş yapmak istedim.Hoşçakalın.